Gelişim Geriliğinde Duyusal Problemlerin Rolü

Gelişim Geriliğinde Duyusal Problemlerin Rolü

Gelişim geriliği olan çocuklarda duyusal problemlerin oyun ve günlük yaşama etkisi

Çocuklar büyüdükçe gelişirler ve her yaşta çocuklardan beklenen gelişimsel özellikler farklıdır. Her çocuk, her yaşta yaklaşık olarak motor, bilişsel, dil, sosyal veya günlük yaşam becerilerinde aynı seviyeye gelir. Örneğin yaklaşık olarak 1 yaş civarı çocuktan yürümesini, 2 yaşında istediği oyuncağı işaret edebilmesini, 3 yaşında konuşmasının tamamen anlaşılır olmasını bekleriz. Motor, dil, sosyal, bilişsel ve günlük yaşam becerilerinde çocuğun yaşına göre beklenen becerileri göstermemesine gelişim geriliği denir. 

Aileler, çocuklarının konuşmasının neden geciktiğini, neden geç yürüdüğünü, akranlarıyla neden daha kolay oyun kuramadığını merak eder. Bu soruların arkasında çoğunlukla gözden kaçan önemli bir etken vardır: duyusal işlemleme problemleri. 

 

Duyu Bütünleme Nedir? 

Beynimiz; duyularımız (görme, işitme, dokunma, tat, koku, denge, vücut farkındalığı) vasıtası ile hem çevreden hem vücudumuzdan bilgiler alır. Beyin; aldığı bilgileri anlamlandırır, sınıflandırır, organize eder ve uygun cevap oluşturmayı sağlar. Bütün duyularımız beraber çalışarak vücudumuzu, çevremizi anlamamızı ve hem çevre ile hem diğer insanlar ile ilişkilerimizi anlamlandırmamızı sağlar. Sağlıklı işleyen bu sürece duyu bütünleme denir. Bu sürecin sağlıklı işlemediği duruma ise kısaca duyu bütünleme bozukluğu veya duyusal işlemleme bozukluğu diyoruz.  

Duyu bütünleme süreci sağlıklı işlemediğinde çocuk: 

  • Vücudunu yeterince verimli kullanamayabilir. 
  • Dikkatini sürdürmekte zorlanabilir. 
  • Duyusal uyaranlara yetersiz veya aşırı reaksiyonlar gösterebilir. 
  • Sosyal etkileşimden ve oyunlardan kaçınabilir. 

Sürecin bu şekilde sağlıklı işlememesi, gelişimsel becerileri doğrudan etkiler.  

 

Gelişim Geriliği ile Duyusal Problemler Arasındaki Bağlantı 

Bir çocuğun iyi bir şekilde öğrenebilmesi, öncelikle onun dünyayı doğru algılamasına bağlıdır. Dünyayı doğru algılayamayan çocuktan öğrenmesini beklemek gerçekçi olmaz. Duyu bütünleme problemleri, çocuğun dünyayı eksik, aşırı veya yanlış algılamasına sebep olabilir. Bu durum da ne yazık ki gelişimsel bütün parametreleri etkiler.  

Örneğin: 

  • İşitsel hassasiyeti olan bir çocuk, hemen herkes için normal olan ses düzeyini rahatsız edici ve tehdit olarak algılayabilir. Böylece akranları gibi kalabalık ortamlara girmekte zorlanabilir ve sosyal becerileri yeterince gelişmeyebilir.  
  • Dokunsal hassasiyeti olan bir çocuk rahat bir şekilde farklı dokulu nesnelere dokunamaz. Örneğin kum, su, çamur, oyun hamuru, taneli oyuncaklar, farklı dokulu materyaller onun için rahatsız edici olabilir. Bu sebeple bunları keşfedip öğrenemeyebilir.  
  • Denge sistemi zayıf olan çocuk hareket etmekten kaçınabilir, çok fazla hareketin olduğu oyun parklarına girmek istemeyebilir. Bu sebeple oyun becerileri olması gerektiği kadar gelişmeyebilir.  

Bu örneklerde de görüldüğü gibi duyusal problemler varken çocuk çevreyi doğru algılayamayabiliyor. Bu da öğrenme sürecini baltalayabiliyor. 

 

Motor Gelişim Üzerine Etkisi 

Duyu bütünleme süreci sağlıklı işlemediğinde çocuk bedenini efektif ve güvenli kullanamaz. Dokunma (taktil), denge-hareket (vestibüler) ve kas-eklem (propriosepsiyon) duyuları birlikte uyum içinde çalışmadığında: 

  • Yürüme 
  • Zıplama 
  • Tırmanma, 
  • Koşma, 
  • İnce motor beceriler gecikebilir. 

Bu da motor gelişim geriliğinin belirgin düzeyde olmasına sebep olabilir. 

Duyusal ve motor gelişim, bebeklikten itibaren tüm gelişim dönemleri boyunca birbirini karşılıklı olarak etkileyip güçlendirir.

 

Dil ve İletişim Gelişimi 

Duyu bütünleme problemleri dil gelişimini de doğrudan etkiler. Çünkü çocuklar konuşmayı çevrelerini izleyerek, sesleri ayırt ederek, konuşan kişinin yüzüne ve söylediklerine odaklanarak öğrenirler. Duyusal bozukluklar: 

  • Çocuğun karşısındaki kişiye odaklanamamasına 
  • Etraftaki sesleri filtreleyememesine 
  • Kendi ağız ve yüz kaslarının farkındalığının zayıf olmasına sebep olabilir.  

Duyusal bozukluğu olan çocuklar konuşmak isteseler bile konuşmanın gerektirdiği karmaşık koordinasyonu sağlamakta güçlük çekebilirler. 

 

Davranışlar Neden Sorun Gibi Görünür? 

Çocukları ne yazık ki davranışları üzerinden çok çabuk etiketleriz; inatçı, uyumsuz, huysuz, kavgacı. Halbuki çoğu zaman bu davranışların altında duyusal problemlerin yarattığı duygusal yükler vardır. Çocuk, beynine ağır gelen uyaranlardan kaçmaya veya onları düzenlemeye çalışır. Bu durum gelişim geriliği olan çocuklarda daha belirgin bir şekilde görülür.  

 

Duyu Bütünleme Terapisi Neden Önemlidir? 

Duyu bütünleme terapisi ile çocuklar çevreyle ve kişilerle daha uyumlu yaşayabilmeyi öğrenirler. Çünkü duyu bütünleme terapisi, çocuğun sinir sistemini yeniden düzenler ve uyaranları daha sağlıklı almasını, işlemesini, bunlara cevap üretmesini sağlar. Duyu bütünleme terapisi ile: 

  • Hareket nitelikli amaçlı şekilde zenginleşir 
  • Dikkat, ortak dikkat ve odaklanma süresi uzar 
  • Oyun oynama niteliği yükselir 
  • Öğrenme kolaylaşır ve hızlanır 

Duyu bütünleme terapisi ile duyusal problemler düzeldikçe gelişim de hemen her alanda doğal olarak hız kazanır.  

 

Aileler Ne Yapmalı? 

Gelişim geriliği olan bir çocuk sadece ‘konuşsun’ veya ‘yürüsün’ diye çalışmak önemli birçok şeyi ıskalamak demektir. Önce çocuğun beyninin çevreyi nasıl algıladığını anlamak gerekir. Eğer çocuk duyusal olarak dengeli değilse, duyusal işlemleme problemleri varsa terapi ve eğitim yeterli etki göstermeyecektir. 

Bu sebeple çocukta değerlendirme, duyusal işlemleme problemlerini; terapi de duyu bütünleme terapisini de içermeleridir.  

 

Sonuç 

Gelişim geriliği çoğunlukla tek başına bir problem değil; altında yatan duyusal problemlerin bir sonucu ve yansımasıdır. Duyusal işlemleme problemlerinin üstesinden geldiğinde çocuk dünyayla daha iyi bağlantı kurar, keşif yapmaya açık olur, öğrenme hızlanır ve gelişim hızlanmaya başlar. Çoğu zaman doğru terapi desteği ile çocuğun hayatına çok büyük dokunuşlarda bulunulabilir.