Günümüzde Ekran
Ekran artık günümüz dünyasının vazgeçilmez bir parçası. TV, bilgisayar, cep telefonu, tablet, akıllı saat. Bütün bunlar artık sadece biz yetişkinlerin değil, çocukların da çok çabuk ve kolay erişebildiği şeyler. Çok değil bundan sadece 10-15 yıl önce bile internet bu kadar yaygın ve erişilebilir değildi, televizyonların üzerinde hâla örme danteller vardı ve her zaman açılması yasaktı. Dolayısıyla internet, sadece önemli şeyler için kullanılması gereken birşeydi; TV de okuldan sonra veya dışarıda oyun oynadıktan sonra kısa süre izlenen bir aygıttı. Ekran maruziyeti de gelişim üzerinde bu kadar etkili değildi.
Artık hemen her ailede çocuklar ekrana çok kolay erişebiliyor. Tablet, telefon, televizyon çocukların en fazla maruz kaldığı uyaranların başını çekiyor. Aileler ‘Eğitici videolar zararlı mı?’ veya ‘Biraz izlese birşey olur mu?’ gibi sorularla gelebiliyorlar. Bu noktada önem arz eden durum sadece ekranın varlığı değildir; önemli olan çocuğun hangi yaşta maruz kaldığı, ekran süresi ve ekran içeriğidir. Bu durum, ekran maruziyetinin gelişim üzerinde çok etkisi olması açısından önemlidir.
Ekran Maruziyeti Nedir?
Ekran maruziyeti; çocukların bilgisayar, televizyon, telefon veya tablet gibi dijital ekranlara maruz kalmasıdır. Bu maruziyet pasif de olabilir aktif de. Özellikle 0-6 yaş gelişim için çok önemli bir evredir. Beyin gelişimi bu evrede en hızlı olduğu dönemdedir. Bu dönemde çocuklar çevresel uyaranlara en hassas olduğu dönemi yaşarlar ve bu dönem alıcılarının en açık olduğu, öğrenmeye en fazla teşne oldukları dönemdir. Yapılan araştırmalar sonucu özellikle 2 yaş öncesi ekran maruziyetinin çocuğun 4-6 yaşta arasındaki dikkat, motor, algı, dil, davranış, duygu gelişimlerini direkt etkilediği görülmüştür. Bu sebeple bu dönemdeki ekran maruziyeti gelişim üzerinde doğrudan ve ne yazık ki çok fazla etkilidir.
Beyin Gelişimi ve Ekran İlişkisi
Beynimiz dış dünyaya duyularımız vasıtası ile bağlanır. Duyularımız uyaranları alır, beynimiz de bu uyaranlar yolu ile değerlendirir, analiz eder ve öğrenir. Dokunarak, izleyerek, hareket ederek, sosyal etkileşimde bulunarak, oynayarak, gerçek yaşamdan deneyimler yaşayarak beynin gelişimi desteklenir. Ekrana çok uzun süre maruz kalan çocuklar bu deneyimlerden mahrum kalırlar. Dolayısıyla beyin gelişimi sekteye uğrar.
Ekranın Dil ve İletişim Gelişimi Üzerine Etkileri
Çocuklarda dil; sağlıklı bir sosyal etkileşim sonucu gelişir. Karşılıklı iletişim ve etkileşimle beraber çocukta sesleri taklit etme, göz teması kurarak iletişime geçme, mimikleri kopyalama gibi beceriler gelişebilir. Ancak ekran, çocukta iki yönlü iletişime değil tek yönlü uyaran girişine sebep olmaktadır. Özellikle 2 yaş öncesi uzun süre ekran maruziyeti çocuklarda konuşma gecikmesine sebeple olabilmektedir.
Ekranın Motor Gelişim ve Hareket Üzerine Etkileri
Ekrana maruziyet esnasında çocuklarda aynı pozisyonda çok fazla hareketsizlik görülür. Bunun sonucunda kaba motor beceriler, ince motor beceriler, denge ve koordinasyon becerileri yeterince gelişmeyebilir.
Duyu Bütünleme Açısından Ekran Maruziyeti
Çocuklar ekran sırasında suni görsel ve işitsel uyarana maruz kalırlar. Halbuki doğal uyaranlar çoğunlukla görsel ve işitsel uyaranın dışında hareket, dokunma, denge ve derin duyu da içerir. Bütün duyusal sistemleri sağlıklı şekilde uyarılan çocuklar sağlıklı bir duyu bütünleme süreci yaşarlar. Böylece dil, algı, duygu, hareket becerileri de daha iyi gelişir. Örneğin ekran yerine parkta bisiklet süren bir çocuk bisikleti sürerken hareket, denge, dokunma duyularını; çevreden gelen kuş, çocuk, böcek seslerini duyarken işitme duyusunu; bisiklet yolunu takip etmesi için görme duyusunu; bütün bunları yaparken sakız da çiğniyorsa tatmak duyusunu uyarır. Ekran işte bu muazzam ve zengin deneyimden çocuğu mahrum bırakır ve duyusal hassasiyetlere sebep olabilir.
Sosyal ve Duygusal Gelişim Üzerine Etkileri
Uzun süre ekran maruziyeti çocuklarda göz temasını, ifade gücünü sosyalleşme becerilerini olumsuz etkileyebilir. Kalabalık ortamlardan kaçınmaya, insanlarla teması kurmaktan uzak durmaya sebep olabilir. Kendi duygularını tanıma ve yönetebilmeyi olumsuz etkileyebilir. Bir parmak kaydırma hareketiyle ekranda istediği her görsele anında ulaşabilmek çocukta herşeyin hemen gerçekleşmesini isteme ve olmadığında sabırsızlık gösterme ve çabuk öfkelenebilmesine sebep olabilmektedir.
Aileler Neler Yapabilir?
Mümkünse 3 yaşına kadar değilse en azından 2 yaşına kadar hiç ekran gösterilmemelidir. 3 yaşından sonra özellikle 6 yaşına kadarki süreçte günde en fazla 45-60 dk izin verilebilir. Bu süre de 15 dakikalık sürelere bölünerek gün içine yayarak sunulabilir. İçeriğine kesinlikle bakılmalı ve çocuğun zararlı içeriklere maruz kalması engellenmelidir. Mümkünse olabildiğince bahçe ve park gibi ortamlarda, değilse evde çocukla bol bol kaliteli zaman geçirilmelidir. Erken çocukluk döneminde asıl ihtiyaç kesinlikle ekran değildir; oyundur, harekettir ve etkileşimdir. Erken dönemde ekrana maruziyet ve bunun sonucunda gelişimin etkilenmesi söz konusu ise kesinlikle bir uzmana başvurulmalıdır.
